Bankalarda risk yönetimi kültürünün daha da gelişmesinin, dolaylı olarak bankaların müşterisi konumunda olan reel sektör firmalarını da etkileyecek olması aşikardır. Esasen bilançoları şeffaf olmayan ve yeterince kurumsallaşmamış reel sektör firmalarının bankalarla yaşayabilecekleri sorunlar, Basel-II uygulamasından bağımsız olarak, uluslararası standartlara yükseltilmesi zorunluluğu bulunan risk yönetimi uygulamalarının da doğal ve zaruri bir sonucu olarak görülmelidir.
Basel-II, derecelendirme notu bulunmayan şirketler için mevcut duruma herhangi bir değişiklik getirmemektedir. Ancak, Basel-II ile birlikte yüksek derecelendirme notuna sahip şirketler diğerlerine göre daha avantajlı konuma geçecektir. Çünkü Basel II ile bankalar riske göre fiyatlandırma yapacak ve taşıdıkları risklerini kredi fiyatlarına (KOBİ maliyetlerine) yansıtacaklardır. Bu hususun, şirketlerde kurumsal yönetişimin artması ve kayıtdışılığın azalması yönünde doğal bir teşvik mekanizması oluşturması beklenmektedir.
· Sermaye :
Güçlü sermaye yapısına sahip KOBİ’lerin derecelendirme notları nisbeten iyi olacağından daha düşük maliyetli kredi kullanabilme imkanı bulabileceklerdir. Ancak ülkemiz KOBİ’lerin büyük çoğunluğunda sermaye yetersizliği yaşanmaktadır.
· Şeffaflık :
Kayıt dışı işlemlerin bulunmasına bağlı olarak derecelendirme doğru sonuç vermeyeceğinden doğru fiyatlarla kredilendirme mümkün olmayacaktır.
· Risk Bazlı Fiyatlandırma ve Teminatlandırma :
Risk bazlı fiyatlandırma, bankanın daha çok risk aldığı ürünlerde ve derecelendirmesi düşük firmalarda daha yüksek fiyatlama yapmasıdır. Kredinin türü ve vadesi de, risk bazlı fiyatlamayı etkileyen diğer etmenlerdendir. Diğer bir etmen ise, firmanın kredilerine karşılık vereceği teminatlardır.
· Derecelendirme notuna bağlı olarak kredi maliyetleri değişiklik göstereceğinden, doğru fiyatlama yapılabilmesini teminen, bilançoların, genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine uygun olması gerekmektedir.
Basel II"nin yürürlüğe girmesi, OECD üyeliği ayrıcalığını ortadan kaldıracaktır. Bunun yerine Derecelendirme Şirketleri"nin vereceği kredi dereceleri uygulanacaktır. Banka kredisi veya alternatif finansman kaynağı kullanmak isteyen KOBİ’ler, derecelendirme notuna sahip olmak zorunda kalacaklardır.
Basel-II kriterlerinin uygulamaya başlanması ile, işletmenin ve kullanılacak kredinin risk seviyesi, doğrudan kredi maliyetini etkileyecektir. Kredi verilen işletmenin derecelendirme notu düştükçe, banka hem daha çok risk alacak, hem karşılık olarak daha çok sermaye tutacak ve dolayısıyla daha çok kaynağını getiriden mahrum bırakacaktır. Bu durumda firmalara kullandırılacak kredilerin maliyetleri artacaktır.
KOBİ’lerin finansman sorunlarının temelinde özsermaye yapılarının zayıflığı yatmaktadır. Güçlü sermaye yapısına sahip KOBİ’lere verilecek kredilerin maliyetleri daha düşük olacaktır.
Derecelendirmede esas dayanak, finansal raporların seffaflığıdır. Türkiye’de KOBİ kategorisine giren veya kurumsal anlamda değerlendirilebilecek pek çok işletmenin finansal tabloları uluslararası standartlarda denetlenmemekte, şirketlerin kurumsallaşmadan uzak olduğu gözlemlenmektedir. Bu da KOBİ bilançolarının kredilendirmeye uygun olmaması, kayıtdışı işlemlerin bulunması, KOBİ’lerin derecelendirme aşamasında zorluklar yaşamasına neden olacaktır. Doğal olarak bilançoları şeffaf olmayan ve yeterince kurumsallaşmamış bu tip işletmeler bankalarla sorunlar yaşayacaktır.
Basel II ile KOBİ’ler, değişime ayak uydurmak, geleceğe yönelik tahminler ve öngörülerde bulunmak, organizasyonel yapılarını ve mali tablolarını bu sürece uygun hale getirmek zorunda kalacaklardır.
İyi yönetilen, iyi finanse edilmiş ve gerekli tüm bilgileri (finansal ve niteliksel) zamanında ve yeterli bir şekilde sunarak şeffaflığı sağlayabilen KOBİ’ler, potansiyel olarak en iyi dereceyi almak suretiyle, en iyi şartlarda kredilendirilme imkanına sahip olacaklardır.
Basel II’nin işletmelere getireceği avantajlar
• İyi derecelendirmeye sahip firmalara diğer firmalara göre düşük maliyetli finansman avantajı
• Firmaların sermaye yapılarını güçlendirme fırsatı
• Finansal kurumlarca standart kriterlere göre objektif değerlendirme
• Kayıtdışılık önlenerek, artan şeffaflıkla birlikte adil rekabet ortamının sağlanması
• Uluslararası kabul görmüş mali tabloların üretilmesi ve uluslararası rekabet olanağının oluşması
• Firmalarda risk kültürünün oluşması, risklerin tanınması ve yönetilebilir hale gelmesi