Menkul Sermaye İradı



Sahibinin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti dışında nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden müteşekkil sermaye dolayısıyla elde ettiği kar payı, faiz ve benzeri iratlar menkul sermaye iradıdır.

Bu genel tanımlamadan yola çıkacak olursak, bir gelir unsurunun menkul sermaye iradı olarak kabul edilmesi için bazı özellikleri taşıması gerekmektedir:



Bunlardan birincisi menkul sermaye iradı sahibinin ticari, zirai ve mesleki faaliyeti dışında elde edilmelidir. Bu faaliyetler kapsamında elde edilecek olan irat, menkul sermaye iradı olmaktan çıkar ve hangi faaliyet kapsamında elde ediliyor ise o gelir unsuruna dönüşür. Örneğin ticari işletme bünyesinde elde edilen menkul sermaye iratları ticari kazanç kapsamında değerlendirilir ve ticari kazanca dahil edilerek vergilendirilir.



İkinci olarak menkul sermaye iradının, nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden elde edilmiş olması gerekir11. Bu itibarla menkul sermaye iradının kaynağının para veya para ile temsil edilen değerler olan ve genellikle menkul kıymet niteliğini haiz olan araçlardan elde edilmiş olması gerekmektedir.



Son olarak elde edilen gelir unsurunun “faiz, kar payı, kira ve benzeri” ad altında elde edilmiş olması gerekmektedir. Ancak uygulamada menkul sermaye iradı olarak karşımıza çıkan gelir unsurları, kar payı ve faizdir.



Kaynağına Bakılmaksızın Menkul Sermaye İradı Sayılan Gelir Unsurları





Diğer yandan GVK m.75/1’den başlamak üzere “kaynağı ne olursa olsun” belirli gelir unsurlarının menkul sermaye iradı olarak kabul edildiği belirtilmiştir.



Konumuz açısından yaklaşacak olursak her türlü hisse senedi kar payları, her türlü tahvil ve hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi (TOKİ), Kamu Ortaklığı İdaresi (KOİ) ve Özelleştirme İdaresi tarafından (Öİ) çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan gelirler, her türlü alacak senedi karşılığı sağlanan faizler, hisse senetlerinin ve tahvillerin vadesi gelmemiş kuponlarının satışından sağlanan kazançlar, her çeşit senetlerin iskonto edilmesi karşılığından sağlanan gelirler, menkul kıymetlerin geri alım veya satım taahhüdü ile iktisap edilmesi veya elden çıkarılmasından sağlanan gelirler (repo faizleri) menkul kıymetlerden sağlanan gelir unsurları olarak kabul edilmektedirler.



Menkul Sermaye İratlarında Beyan Sınırı Uygulaması





Gelir vergisinde toplama yapılmayan halleri düzenleyen GVK m.86’da belirli gelir unsurlarının GVK m.103’te yer alan gelir vergisi tarifesinin ikinci dilimine isabet eden tutarı aşmaması durumunda beyana tabi olmayacağı hüküm altına alınmıştır. GVK m.103’te yer alan gelir vergisi tarifesinin ikinci dilimi ilgili olduğu yılın beyan sınırını teşkil etmektedir. Tevkifat yapılmak zuretiyle vergilendirilen gellir unusurları için 2008 yılı için beyan sınırı 19.800 YTL’ye isabet etmektedir. Tevkifata tabi olmayan bir kısım gelir unsurları için öngörülen beyan sınırı ise 2008 yılı için 960 YTL olarak belirlenmiştir.



Menkul kıymetlerden sağlanan kar payı ve faiz gelirleri açısından bakıldığında beyan sınırının aşılmaması durumunda beyanname verilmesi söz konusu değildir. Ancak beyan sınırının aşılması halinde ise söz konusu gelir unsurunun sadece beyan sınırını aşan kısmının değil tamamının beyan edilmesi gereklidir.


Sitemap Xml Sitemap Html Sitemap Txt Fatura Sorgulama Turkey Travel Turkey Hotels Descriptions Hotels & Travel Disaeses & Disorders