Gelişmekte olan ülkelerde para politikasının karşı karşıya kaldığı şeffaşık ve hedefe bağlılık sorunlarının çözümünde kullanılan bir yol para kurulu oluşturulması- dır. Son yıllarda para kurulu uygulamasına geçen ülkeler arasında Hong Kong (1983), Arjantin (1991), Estonya (1992), Litvanya (1994), Bulgaristan (1997) ve Bosna (1998) yer almaktadır.
Para kurulu uygulamasında yerli paranın karşılığı tamamıyla yabancı paradır. Bu uygulamada, yerli paranın yabancı para karşısındaki değeri sabitlenmekte ve para otoritesi bu kurdan gelecek tüm alış ve satış teklişerini karşılamaya hazırdır. Dolayısıyla nakit sadece yabancı para karşılığında dolaşıma çıkarılabilmektedir. Para kurulu sözleşmesinde, para politikasının yürütülmesi tamamıyla merkez bankası ndan alınmakta ve otomatik pilota bağlanmaktadır. Döviz kurunun çapa olarak kullanıldığı para politikası stratejisinde, sınırlı ölçülerde de olsa, merkez bankaları nın duruma göre para politikasını değiştirme güçleri devam eder. Çünkü; söz konusu sistemde merkez bankasının elinde para basma yetkisi devam eder. Oysa, bu yetki, para kurulu uygulamasında, merkez bankasından alınarak para kuruluna verilmektedir.
Bu uygulamada, yerli paranın yabancı para karşısındaki değeri sabitlenmektedir. Para otoritesi bu kurdan gelecek tüm alış ve satış teklişerini karşılamaya hazırdır. Para kurulu uygulamasının döviz kuru hedeşeme stratejisine karşı önemli avantajları vardır. Öncelikle ülkedeki para arzı, sadece merkez bankasına döviz satıldığı zaman artabilir. Bu nedenle yerli para miktarına eşit miktarda yabancı para rezervleri de artmaktadır. Merkez Bankası, para basma ve dolayısıyla enşasyon yaratma gücünden yoksundur. ‹kinci olarak; para kurulu uygulaması, merkez bankası nın sabit döviz kuruna sıkı sıkıya bağlı kalacağı anlamına gelmekte ve enşasyonun, daha kısa sürede aşağıya çekilmesine olanak tanımaktadır. Bu da yerli paraya spekülatif atak olasılığını, tamamen ortadan kaldırmasa bile, önemli derecede azaltmaktadır. Özetle, para kurulu uygulaması, döviz kurunun ara hedef olarak kullanıldığı stratejide, mevcut olan şeffaşık ve hedefe bağlılık sorununu ortadan kaldırmaktadır.
Para kurulu sistemi, döviz çapası sisteminde, mevcut olan şeffaşık ve hedefe bağlılık sorunlarını çözmesine karşın, bazı dezavantajlar da taşımaktadır. Bunlar arasında, bağımsız bir para politikası izlenmesi olasılığının ortadan kalkması, ekonominin karşı ülkedeki şoklara karşı tamamen açık hale gelmesi ve merkez bankası nın likitidenin son kaynağı olma fonksiyonunu yitirmesi sayılabilir. Sözü edilen bu son dezavantaj nedeniyle özellikle ülkede yaşanabilecek bankacılık krizlerinde kullanılabilecek, başka araçların oluşturulması gerekmektedir.